Özel Eğitim Evi  

Geri Dön   Özel Eğitim Evi > Okul Öncesi Ve Çocuk Gelişimi Bölümü > Okul Öncesi Bölümü > Okumu-Yazmaya Hazırlık

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.02.2017
Admin Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
Üyelik tarihi: 27.12.2016
Mesajlar: 35
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
Standart Okula başlarken

Sevgili Anne babalar, Sizi kutlarım. Çocuğunuzun hayatını şekillendirme sorumluluğunu cesurca üstlendiniz. Yaklaşık yedi yıldır elinizden geleni yaparak onu yetiştirdiniz.

Artık hayatını kendi şekillendirecek ama siz uzun bir süre daha elinden tutuyor olacaksınız. Bu süre sizin kararlı, ilkeli, sevgi merkezli yaklaşımınıza bağlı olarak uzayacak ya da kısalacak. Dileriz ki çocuğunuz kısa zamanda ne isteğini bilen, doğru seçimler yapan, başarılı, mutlu, kendi sorumluluğunu taşıyabilen, kendi ayakları üzerinde durabilen bir birey olur.

Bu gün çocuğunuzun hayatındaki dönüm noktalarından biri ile karşı karşıyasınız. Bu onun yaşamı boyunca karşılaşacağı başlangıçların en önemlisi. Çünkü önünde uzun bir yol var. Bu uzun yolu yorulmadan zevkle yürümesi, sizin ve öğretmeninizin işbirliğine dayanan çabalarıyla mümkün olacaktır. Tıpkı çocuğunuz gibi sizin ve öğretmeninizin de yolu hayli uzun ve yorucu. Ancak amacınız ortak olduğuna göre birlikte çalışıp, daha az yorularak amaçlarınıza ulaşabilirsiniz.

Birinci sınıfa başlayan bir öğrencinin velisi olmak mutluluk ve heyecan verici olduğu kadar günlük yaşamınızı değiştirmenizi, yeni bir düzen kurmanızı gerektirecek kadar zordur. Bu yıl adeta sizde onunla okula başlayacaksınız. Birçok alışkanlığınızı gözden geçirmeniz gerekecek. Yeni görev ve sorumluluklar, yeni ilkeler belirlemenizi, yeni kurallar koymanızı gerektirecek.

Tüm bunları okula hazırlık için yapmadıysanız bu hafta bitmeden yapın. Beklentilerinizi belirler, kararlı ve tutarlı olursanız, çocuğunuz yeni düzene kısa zamanda alışacak beslenme, uyuma, ödev yapma gibi sorumluluklarını üstlenmeyi öğrenecektir. Aksi halde üçüncü, beşinci sınıfta hala çocuğunun çantasını taşıyan, ödev yapması için başında bekleyen, her gece uyutma mücadelesi veren bir veli olmanız kaçınılmazdır. Çocuğunuz altıncı sınıfa geldiğinde artık sabrı taşan, “ben nerede hata yaptım” diye düşünen velilerden biri olmak istemiyorsanız lütfen önerilerime kulak veriniz.

Çocuğunuzun gelişimini ve okul başarısını etkileyen en önemli faktörlerden biri uykudur. Sabahçı da olsa, öğlenci de olsa düzenli uyumasını sağlayınız. O artık öğrencidir. Okulun açık olduğu her gün için belli yatma saati olmalı ve olağan üstü durumlar dışında asla değiştirilmemelidir.

Çocuğunuzun beslenmesi öğrenme gücünü, dikkatini etkilediği için çok önemlidir. Öğün atlayan öğrenci dengesiz besleniyor demektir. Sabahçı öğrenci sabah kahvaltısını, öğlenci öğrenci de geç kahvaltı ettiği için öğle yemeğini atlamaktadır. Bu durum öğrencinin başarısını düşürmekte, okula uyumunu güçleştirmektedir.

Bu güne kadar vermediyseniz bu günden başlayarak kendi sorumluğunu taşıma fırsatı veriniz. Yedi yaşında bir çocuk markete gidebilir, yatağını toplayabilir, yakınında bulunup desteklendiğinde ödevini yapabilir. Yapabildiği her şey onu biraz daha büyütecek, olgunlaştıracak, bağımsızlaştıracaktır. Onun tek başına varolabilmesi sizi de daha özgür kılacaktır.

Sorumluluk duygusu okulda, yaşamda başarılı olmanın temel koşullarından biridir. Sorumluluk duygusu sorumluluk verilerek geliştirilir. Görevleri olan, bunları başaran çocuk kendine güven yolunda önemli adımlar atmış demektir. Sizden beklenen onun adına kararlar alıp, onun yapması gereken çok şeyi yapmak değildir. Bu yaklaşım rahat bir çocukluk geçirmesini sağlayabilir ama zor bir ergenlik ve daha zor bir yetişkinlik dönemi geçirmesine neden olur, öğretim yaşamına iyi bir başlangıç yapmak ve bunu sürdürebilmek için;

Kurallarınızı belirleyin. Tutarlı olun. Kararlı tutumunuz çocuğun uyumunu kolaylaştırır. Evet, her zaman evet, hayır her zaman hayır anlamına gelmelidir. Bir şeyi on kez söylemeyin. Bir kere söylediğinizde yapılmasını sağlayın. Tutamayacağınız sözler vermeyin. Verdiğiniz sözü ne pahasına olursa olsun tutun.

Sözel- fiziksel şiddet kullanmayın. Dayak, hakaret çocuğun onurunu zedeler, kendine güvenini azaltır. Çocuk olmanın nasıl bir şey olduğunu hatırlayın. Onun yaşındayken siz ne hissederdiniz?

Çocuğunuzu asla öfkeliyken disipline etmeyin. Disiplin çocuğunuzu cezalandırmak için değil eğitmek için bir araçtır. Çocuğunuzla yumuşak bir ses tonu ile konuşun, sizi daha iyi duyacaktır.


Başkaları ile kıyaslamayın. Arkadaşınızın çocuğu gibi güzel yazamayabilir ama ondan güzel resim çiziyor olabilir. Güçlü-başarılı yönünü bulup dile getirin. Kendinizi onun yerine koyun. Size eğri görünen bir çizgi için o uzun uğraş vermektedir. Bir çocuğun kendine güveni yaptığı ödevin kalitesinden daha önemlidir. Başarısızlıklarına, yapamadıklarına değil başarabildiklerine odaklanın başardığını düşünmek onu yeni başarılara itecektir.

Ödül-ceza dengesi kurun. Ödül fazla verildiğinde ucuzlar, ceza fazla verildiğinde caydırıcı olmaktan çıkar. Her ikisinin de fazlası olumsuzdur. Ödül vaat edilmeden, mutlu etmek istediğiniz için, ceza bir olumsuzluğun tekrarını engellemek, caydırmak için verilmelidir.

Çocuğunuzun iyi davranışlarını kötü davranışlarına oranla on kez daha fazla görün. Böylece onların kendilerini aşağı gören bir yetişkin yerine iyi yanları ile gurur duyan bir yetişkin olmalarını sağlarsınız.

Ne yapacakları, ne giyecekleri, ne yiyecekleri konusunda emir vermek yerine seçenekler sunun. Onun yerine karar verirseniz. Karar verme becerisi geliştiremez.

Çocuğunuzu sık sık kucaklayın. İçinden sevmek diye bir sevgi türü yoktur. Her gün sadece onunla geçireceğiniz, sevdiğiniz şeyleri yapabileceğiniz bir zaman ayırın. Bu özel zaman uzun olamasa da doyurucu olmalıdır. Ne kadar birlikte olduğunuz değil ne kadar paylaştığınız önemlidir. Hata yaptığınız zaman içinizden pişman olmayın. Özür dileyin. Bu çocuğun size olan güvenini ve saygısını artıracağı gibi, kendi hatalarından korkmamayı, yeniden denemeyi öğretir.

Okulda yaşananları öğrenmeye çalışın. İyi bir dinleyici olun. Siz iyi dinlediğinizde çocuğunuz anlatmaya istekli olacaktır. Böylece, hem siz olan biteni öğrenirsiniz hem çocuğunuz duygu ve düşüncelerini ifade etme fırsatı bulur. Konuşmayan çocuklar dinlenmeyen çocuklardır.

Hangi nedenle olursa olsun çocuğunuzun yanında öğretmenini eleştirmeyin. Sizin haklı nedenleriniz olsa da çocuğunuzun olumsuz düşünceyi duyması öğretmeni ile iletişimini etkiler, kafasını karıştırır. Öğretmenine karşı olumsuz duygular besleyen çocuğun okulda mutlu, başarılı olma olasılığı çok zayıftır.

İyi anne baba olmak öğrenilmesi gereken bir sanat, dünyanın en zor işidir. Bu zorlu mücadelede, ihtiyaç duyduğunuz her an, okulunuzun Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisine başvurabilir, gereksinimleriniz için yardım talep edebilirsiniz.

Sizlere çocuğunuzla ilgili bütün beklentilerinizin gerçekleşeceği, çocuğunuza mutlu, başarılı bir öğrenim yaşamı dilerim.

İlksen Güzelcik

Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK
Kocaeli
Psikolojik Danışman
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Konuyu Paylaşın !


Şu an bu konuyu okuyan kişi sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Forum Jump


Forum Saati: 16:23. Zaman dilimi GMT +3 olarak ayarlanmıştır.


Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.